Çin Yüksek Halk Savcılığı'nın resmi gazetesinde yayımlanan bir makale, Çinli savcıların kripto endüstrisine yaklaşımında bir değişimin işaretini veriyor.
Yazının çoğu, bugün zaten yaygın olan yaklaşımdan daha katı bir AML tutumunu savunuyor. Yazar, kripto karıştırıcıların (mixer), gizlilik coinlerinin veya açık ekonomik gerekçesi olmayan büyük işlemlerin para aklamaya niyet göstergesi olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürüyor. Dahası, bu gibi durumlarda suçlunun masumiyetini kanıtlama yükünün şüpheliye düşmesi gerektiğini öne sürüyor.
Ne yazık ki, bunların hiçbiri özellikle şaşırtıcı değil. Sadece Çin değil, birçok hükümet aynı yöne gidiyor.
Beni gerçekten dikkatimi çeken ise yazıdaki başka bir öneriydi: blokzinciri verilerinin mahkemede tamamen kabul edilebilir delil olarak değerlendirilmesi.
Bu gerçekten beni şaşırttı. Bu hâlâ açık bir soru mu gerçekten?
Bir takası rabbit.io üzerinde oluşturursanız, bize kripto para gönderirseniz ve işlem herhangi bir nedenle gecikirse, ödemenizi yaptığınızı kanıtlamak için gereken tek şey işlem hash'idir. Eğer o işlem blokzincirine kaydedilmişse, ek bir delile gerek yoktur.
Küresel kripto topluluğu uzun zamandır blokzinciri kaydından daha güvenilir bir şey olmadığına inanıyor. O kayıt silinemez, değiştirilemez veya taklit edilemez.
Ve buna rağmen, dünyanın en kalabalık ülkesinin adalet sistemi bunu ancak şimdi resmi olarak tanımaya mı başlıyor?
Görünüşe göre hâlâ hükümetlerin kripto paraları benimsemesinin en başındayız — hükümetlerin kripto topluluğunun yıllardır varsaydığı en temel ilkeleri hâlâ tartıştığı bir aşamada.